top of page

NEDEN YANLIŞ?

İSMAİL LATİF HACINEBİOĞLU

Mantık yanlışlarının genel olarak iki yapı içerisinde gerçekleştiği düşünülür. Birincisi, formel olan akıl yürütmenin süreçlerindeki yapısal yanlışlardır. Diğeri ise, akıl yürütmenin‘içerik’ yani muhtevasını oluşturan, daha çok dil ve anlatımla ilgili yanlışlardır. Bunlara da informel yanlışlar denilebilir. Mantıkçıların mantığın yapısını belirginleştirmelerinin gerektiği kısım, daha çok formel yapısıdır. Dolayısıyla aslında yanlışlık bu formel yapıda olduğunda, bu bir mantık yanlışı olarak görülmelidir. Genel olarak bunu tasavvur ve tasdikatın kurulması sürecinin başlaması ve tamamlanması açısından görmek mümkündür.


Mantığın formel yapısı akıl yürütmelerdeki çıkarımın kuralları ve bunların nasıl uygulandığı üzerinde takip edilir. Hükmün bulunduğu cümle olan kaziyye, akıl yürütme işleminde kullanılması bakımından, öncül ismini alır. En az iki öncülden (mukaddem ve tâlî) bir sonuç önermesi, yani netice çıkacaktır. Birinci öncül yani mukaddem ile ikinci öncül yani tâlî arasında ortak bulunan bir kavram/terim, bu iki öncül arasındaki ilişkinin yani bilginin ortaya çıkmasını netice/sonuç önermesinde gerçekleştirecektir. Her iki öncülde kullanılan bu ortak kavram, ‘orta terim’ (hadd-i evsat) olarak adlandırılır. Formel olarak, bu orta terim tespit edildiğinde düşünme eylemi başlamış, akıl yürütme işleme konmuş sayılır. Orta terim iki önermedeki büyük veya küçük terim olarak zorunlu şekilde bulunan üçüncü bir unsurdur. Diğer ikisi arasındaki aklî ilişki köprü vazifesi yapan orta terim üzerinden kurulur. Dolayısıyla sonuç önermesinde zorunlu olarak yer alamaz. Yer verilmeye çalışıldığında en temel mantık hatası oluşmuş olur.


1. Bütün insanlar ölümlüdür,

2. Sokrates de insandır.


Netice: (O zaman) Sokrates de ölümlüdür.

Bu klasik örnekte akıl 1 ve 2 arasında ‘insan’ orta terimini ‘tespit’ edip onun üzerinden hadsî bir sıçrayış gerçekleştirerek, yani çıkarım yaparak Sokrates’in de ölümlü olduğu hükmüne ulaşır. Bunu yaparken orta terim olarak her iki öncülde yer alan kavram, artık zihnî görevini yerine getirmiştir. Sonuç önermesine sıçrandığı için, orta terim burada yer almayacaktır. Bu formel mantığın en basit ve en temel kuralıdır. Orta terim neticede tekrarlandığında, öncüldeki hüküm ve ifadenin temellendirilmesi, gerekçelendirilmesi ve akıl yürütmesi oluşmamış demektir. Orta terim sonuçta yer alır ise en önemli mantık yanlışı oluşmuş olur.

Mesela buradaki “Orta terim sonuçta yer alamaz” kuralı, kıyasın formal bir kuralıdır. Bu yapısal olarak tüm akıl yürütmelerde aynı şekilde bulunması ve takip edilmesi gerektiği anlamına gelir. Her dil ve anlatımda da aklın bu orta terimi nasıl bulacağı ve sonuçta tekrar edilmesinden kaçınılması zorunluluğu, aynı zamanda ‘içerik’ ile ilgili herhangi bir yanlışın da olmamasıyla birlikte anlamlı hale gelebilecektir. Bir akıl yürütmedeki yanlışların sayısız nedenlerine, bu ilk formel kural ihlallerinin oluşup oluşmadığına, yani ilk nedenlere bakılarak başlanması gerekmektedir. Hatanın ilk nedenlerini tespit etmek ya da bilmek, diğer hiçbir hatanın gözardı edilmesine de yol açmamalıdır.


Neden yanlış sorusu, düşünmenin en dinamik ve etkin sorusu olarak hem ilke ve kuralların, hem de bunların kullanımında bilerek veya bilmeyerek yapılan formel ve informel hataların takibine imkân verecektir.


Comments


bottom of page