Kum gibi... - Mustafa Said İşeri

Güncelleme tarihi: 16 Eyl



Muhteşem bir gökadanın muhteşem bir gezegen sisteminde harikulade bir gezegende var edildik. Bu gezegende ise benzersiz bir coğrafyanıneşsiz bir mekânında hayatımızı sürdürmek istiyoruz. Cezbedici bir şehrin huzurlu bir mahallesinde estetikve şirin bir evde oturmak birçoğumuzun hayallerini süslüyor. Ancak güzel coğrafyamızın ne şehirleri, ne de evleri güzel ve estetik. Beton yığınları arasında sıkışmış bir hayat sürmeye mahkûmolmuşuz.


Günümüz medeniyeti ve şehir hayatı kumun istilası altında. Binalardan yollara, camdan bilgisayar çiplerine kadar birçok şey kumdan imal ediliyor. Kum günlük hayatımızın vazgeçilmez hammaddesi haline gelmiş. Hayatımızın kum üzerine kurulu olduğu söylenirse yanlış olmayacak. Dünyada sudan sonra en fazla (yıllık tahmini 40-50 milyar ton) tüketilen kaynak kumdur. Lakin cömertçe ihsan edilen tüm nimetler gibi kum da kıymeti takdir edilmeyen metalar arasında yer alıyor.

Kum ucuzdur, boldur ve asla tükenmeyeceği zannedilir. Zira gökyüzündeki yıldızlar gibi,yeryüzünde çok sayıda kum taneciği vardır. Başka bir ifadeyle yeryüzünün kumlarımisaligökyüzünde çok sayıda yıldız yaratılmıştır. Bu sebeple çokluk kavramı en iyi yıldız vekum benzetmeleriyle ifade edilir.


Aslında kum kelimesi bir hammadde olmanın ötesindepartikül büyüklüğünü ifade eder. Kum (0,0625-2 mm) çakıldan daha küçük ve siltten de daha büyük parçacıktır.Yeryüzündeki kumların büyük bir kısmı uzun yıllar boyunca parçalanan kaya ve minerallerin bir akıntı neticesinde birikmesiyle oluşur. Ancak farklı tarzlarda oluşan kumlar da vardır. Mesela tropik adaların sahil kumlarıaslında birer mezarlıktır. Bu kumlar deniz canlılarının kabuk ve iskeletlerinin parçalarından meydana gelmiştir. Hawaii plajlarının beyaz kumu ise papağan balıklarının dışkısından başka bir şey değildir.


Kuma daha yakından bakıldığında,küçük bir gezegen olduğu görülür. Max Planck Deniz Mikrobiyolojisi Enstitüsü araştırmacılarına göre, her bir kum tanesinde yüzbinlerce bakteri yaşıyor. Bu bakteriler bilindiği kadarıyla deniz suyundaki nitrojen ile karbonun işlenmesinde görev alarak, devasa biyokatalitik süzgeçlerin kalifiye işçileri oluyorlar.


... Yazının tamamı Açıkdeniz’in 3. sayısında!

25 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör