top of page

Çınar Ağacı Ve Laniakea

ADNAN ŞİMŞEK


Birkaç sene önce, uluslararası bir araştırma grubu, Samanyolunun da bir parçası olduğu bir süperkümenin haritasını çıkarmıştı. Bu süperkümeye ‘Laniakea’ adı verildi.


Laniakea içinde Samanyoluna benzer yüz bin galaksi bulunuyordu. Bu muazzam süperkümenin genişliği 520 milyon ışık yılı idi (saniyede 300 bin km. yol alan ışığın beş yüz yirmi milyon yılda katettiği mesafe kadar).

Laniakea gibi galaksi zümrelerinin her birinde milyarlarca, uzayda ise trilyonlarca yıldız bulunuyordu. Laniakea’nın kütlesinin de, güneşin kütlesinin yaklaşık 1017 (yüz milyon kere milyar) katı olduğu belirtiliyordu. Araştırmanın sonuçları Nature dergisinde yayınlandı.




Laniakea ile ilgili okuduğum yazılar ve seyrettiğim videolar beni çok etkilemişti. Bir sabah yürüyüşünde devasa çınar ağacının altında durup bir yaprağını avucuma aldım ve uzun uzun baktım. Bu yapraktaki atom sayısı Samanyolu galaksisindeki yıldızlar kadar çoktu. Sonra ağacın yapraklarını yüzbin adet olarak hayal ettim. Her yaprağı bir galaksi olarak seyrettim. Sadece içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisinde 100 milyar yıldız vardı. Samanyolundaki küçük yıldızlardan biri de güneşimizdi.


Güneşe baktım ve sonra uzaydaki trilyonlarca yıldızın yörüngelerindeki hayranlık veren muntazam hareketlerini düşününce. “Allahu ekber” sesi yankılandı içimde. Dünya ve biz, bu muhteşem büyüklük içinde minicik bir zerreydik. Fakat hücrelerden galaksilere kadar herşeyin dizgini elinde, herşeyin anahtarı yanında, herşey hükmü altında olan Hâkim-i Hakîm-i Hakem-i Zülcelâle muhatap ve dost olmak şerefi lütfedilmişti insana. Bu ne büyük bir lütuf ve şerefti. “Elhamdülillah” dedi kalbim.


Ben çınar ağacının altındaydım, ama biraz önce durduğumuz yerde değildik. Dünya uçağımız süratle ilerliyordu. Dünyanın içinde yer aldığı galaksimiz ve Laniakea ile birlikte, hayret verici süratlerle yol alıyorduk. Bütün yıldızlar kusursuz bir intizamla gidiyorlardı. Kendi kusurlarımı ve Allah’ın kusursuz rububiyetini, noksansız hükümranlığını, ortaksız hâkimiyetini, sonsuz rahmetini düşünerek “Sübhanallah” dedi yüreğim.


Sonra elimi alnıma götürüp bedenimdeki hücreleri düşündüm bir müddet... Bedenimde trilyonlarca hücre vardı. Her hücrede milyonlarca atom... Muhteşem bir tablo belirdi. Bu ihtişamlı azamet, sonsuz rahmet ve kudretin, ilmin, iradenin büyüklüğüne dair düşüncelerle hayranlık ve coşku dolu bir ürperiş hissettim derinden.


Baktığım çınar ağacıydı, hayalimde canlanan ise Hawai dilinde ‘sınırları ölçülemeyen cennet’ anlamına gelen Laniakea’dan açılan pencereden görünenler...

Laniakea bir yaprağının Samanyolu olduğu, her yaprağı bir galaksi olan yüzbin yapraklı devasa bir çınar ağacı olarak görünmüştü hayal gözüme.

Gökyüzünü yıldızlarla, galaksilerle, süperkümelerle yazan kudret ile çınar ağacının yapraklarını atomlarla yazan kudret aynı ve bir, dedi içimdeki ses.

Ardından, “Kulları içinden ancak bilenler, Allah'ın büyüklüğü karşısında haşyet duyarlar” (Fâtır, 46:28) hatırıma düştü ve beraberinde Mevlânâ Câmî’nin asırlar öncesinden gelen seslenişi gönlümde yankılandı:


“Yalnız Biri iste; başkaları istenmeye değmiyor.

Biri çağır; başkaları imdada gelmiyor.

Biri talep et; başkaları lâyık değiller.

Biri gör; başkaları her vakit görünmüyorlar, zevâl perdesinde saklanıyorlar.

Biri bil; marifetine yardım etmeyen başka bilmekler faidesizdir.

Biri söyle; O’na ait olmayan sözler mâlâyâni sayılabilir.”


ÖZET


‘Sınırları ölçülemeyen cennet’ anlamını taşıyan Laniakea, içinde Samanyolunun da yer aldığı bir süperküme. Bu süperkümede Samanyoluna benzer yüz bin galaksi ve sadece Samanyolu galaksisinde yüz milyar yıldız var. Samanyolundaki küçük yıldızlardan biri de güneşimiz...


コメント


bottom of page